SON DAKİKA

Vatan Haberleri
covid-19

FAZLACA PESİMİST Ne olacak bu memleketin hali?

FAZLACA PESİMİST Ne olacak bu memleketin hali?
Bu haber 12 Nisan 2021 - 13:33 'de eklendi ve 346.539 kez görüntülendi.

Ömrümün altın yıldönümünde pozitif enerji ve optimist bir yaklaşımla bir şeyler karalamayıp merhaba diyebilmeyi ne çok isterdim..
Basit ama ne manidar bir kelimedir “iyimserlik”.
Bir olayı, bir nesneyi bir kişiyi veya herhangi bir şeyi iyi yanlarıyla görmek..

Bizi biz yapan, bizi insan yapan bu yaklaşımı en son ne zaman ruhumuzun derinliklerinde hissettik?

Pandora’nın kutusunu nereye koyduğunu unutan bir tek ben miyim, yoksa benim gibi hala bulmaya çalışan var mı?

Ömrümün 50.yıl dönümünde bütün dünyanın benimle aynı anda aynı virüsle akraba olacağını,
aynı kaygıları aynı sebeplerden ötürü taşıyacağını,
çok değil bir kaç yıl önce söyleselerdi ne gülerdim..

Hatta oğlumun 4 yaşındayken ilk gördüğünde ” Anne öcü gördüm, öcü gördüm ” diye hazine bulmuş korsan misali sevinip çığlıklar attığı,
benimse gördüğüm de sinir sistemi zıplatan kocaları tarafından paket yapılan arap kadınlar gibi,
peçe niyetine maske takıp yüzümü herkesten saklanacağımı söyleselerdi ne kahkahalar atardım…

Son bir yıldır bırakın kahkaha atmayı,
her birimiz içimizde büyük kaygılar ve korkularla güne merhaba der olduk…
Daha da acısı genç, yaşlı pek çok insanımızın merhaba diyebileceği yeni bir güne kavuşamadan hayata hoşçakal dediğini gördük..
Hepimiz ölmedik belki ama ölenlerimize son görevimizi yapamadan, yaşayanlarımıza bile sarılmaz olduk..

Hani hepimizin çocukluğunda babamız ve ahbaplarına isnat ettiğimiz
“Ne olacak bu memleketin hali?” kaygısını hatırladım.

Memleket;
her akşam ya kahvehanelerde oyun masalarında yada evde çay kahve sohbetlerinde önce masaya yatırılır, neşter vurulur otopsisisi yapılır,
muhalefet can havliyle işe koyulur,
iktidar deşilir, değiştirilir,
olmadıysa ertesi gün çalışmalar al baştan yeniden yapılırdı..
İktidar her gün değiştirilir,
Memleket her gün yeniden kurtarıldı…

Biz olayı bir kaç level öteye taşıdık sanırım;
“Ne bu olacak bu dünyanın hali!”

Optimist bir yaklaşım için hafızamı zorluyorum olmuyor.
Pesimizmin çukurundan çıkamıyorum…

2020 Türkiye’sinde birey bazında yarını görememek bir yana toplumsal olarak bir girdabın içinde debelenip duruyoruz..

Ülke bazında;
Değişen ekonomik dengeler, sarpa saran uluslararası ilişkiler, totaliter rejimin hortlayıp cehaleti tetiklemesi,
eğitim adı altında diplomalı cahillerin eğitim kurumlarını ele geçirmesi,
kalifiye eğitimli insanların beyin göçüyle ülke dışına kayması,
hukukun yerle bir edilip, adalet terazisinde dengelerin bozulması,
yozlaşmış toplumsal ve sosyolojik oluşumlar…

Dünya genelinde;
Savaşlar,
doğal afetler,
hastalıklar,
küresel ısınma, susuzluk gibi bölgesel çok ciddi sorunlarla mücadele edilirken, tüm dünya coğrafyasını aynı anda esir alan Covit-19 virüsünün tartışılmaz yıkıcı etkisi tüm sorunların önüne geçti..

Aklımızın erdiği yada ermediği, dünyanın geleceğine yönelik pek çok tehlikenin içinde yaşadığımızı,
son bir yıldır sokağa her çıktığımızda maskemizi takarken bizzat hissettik.

Birey olarak henüz farkında olamadığımız veya bilincine varamadığımız, canlı yaşamını tehdit eden pek çok sorun ulusal çözümler gerektiren konular..

Bir insan bir anne olarak benim kaygılarım en çok da evlatlarımızdan yana…
Sahi “Ne olacak bu çocukların hali?”
Demekten öteye geçebilmek adına enerji kaynaklarını tüketirken, yaşam tarzımızı belirlerken en çok da evlat yetiştirirken biraz daha doğayı sevmeyi ve tutumlu olabilmeyi öğretebiliriz…
Önce kendimiz öğrenmek şartıyla..

Bu konu kapsamında duyarlı ve bilinçli olmaktan başka şansımız yok…
Aksi halde ” Ne olacak….” diye başlayıp kaygı duyacağımız bir geleceğimiz olmayacak…

Şenay Köse

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA